Genel

“Tramvaydaki ahlaksızlık”mı yoksa ahlaktaki hadsizlik mi?

Durumdan vazife çıkarmak diye bir söz var ya hani, işte onun vücut bulmuş halini insanlar geçen gün bir tramvayda görmüşler, kendisini ahlak polisi sanıyormuş.
“Tramvayda yanındaki kızla uygunsuz hareketlerde bulunan genci uyaran Kur’ani Hayat Dergisi yazıişleri müdürü Muharrem Baykul saldırıya uğradı. Karakolluk olan olayda saldırıya uğrayan Baykul, haksız bulunarak, “uyarma hakkın yoktu” denildi.”
Haberin özeti bu, bu da haberin Yeni Akit tarafından yorumlanmış hali:

Peki bu gençlerin durumu nedir derseniz, cevap geliyor hemen: Ahlaka aykırı davranışlarda bulunmuşlar.
Bunun açıklamalı Türkçe meali şöyle bi şey muhtemelen: Tramvaya bindim bir de ne göreyim! Adamın biri yanındaki kıza sarılmış, elini tutmuş! Yani koskoca tramvayda bunu benden başkasının görmemiş olmasına mı sinirleneyim, yoksa bu AHLAKSIZZZLIĞĞAA müdahale edilmemesinine mi kudurayım ne yapayım bilmedim!
Durumdan çıkan vazife de şöyle bi şey oluyor: Ben herkes miyim?? Haa? Herkes miyim ben! Hemen içimdeki o güzide ahlak polisi uyandı ve sen hemen bu ahlaksızlığa bi dur demelisin dedi. Dedi valla kulaklarımla duydum. Sonra ben tabii bu gençlere ahlaklı olmanın erdemlerini kibar kibar anlatırkeenn..
Tamam peki sustum, uzatmanın gereği yok. Bunlar benim abartılı yorumlarım olsun, hoşgörün. Şimdi isterseniz hiç abartmadan, gençleri ahlaksız davranmakla suçlayıp uyaran beyefendinin mevzuya nasıl baktığını bi okuyalım:
“Yarın Allah muhafaza o kızın başına bir olay gelse birden ayaklanacaklar ve suçlu arayacaklar. Ama öncesinde kimse tutup da bunlara yaptıklarının yanlış olduğunu söylemiyor aksine bunları uyaranlar ayıplanıyor. Ki tramvayda aynı durumu yaşadım. Eğer kadına yönelik şiddet olaylarının yaşanmasını istemiyorsak toplum olarak yaşanan ahlaksızlığa el atıp, yaşanan uygunsuz durumlar karşısında sessiz kalmamamız gerekir.”
Yani Özgecan diyor bu zat, yani şiddete, tecavüze uğrayan ve öldürülen kadınlar çok konuşmasın diyor bu yazı işleri müdürü erkek. Bak tramvayda otobüste metroda şurda burda sevgilinle el ele kol kola sarmaş dolaş oturursan başına gelenler müstehaktır size diyor. Almış benim ahlakım hepinizin ahlakını döver sazını eline, çalıp duruyor.
Yani benimle dalga geçmeyin, aksine beni ve kafagillerimi gayet ciddiye alın diyor. Çünkü ben ve benim gibiler artık sizlerin hayatlarınızı nasıl yaşamanız gerektiğine karar vereceğiz diyor. Hayır yani nasıl oldu da polisin biri çıktı bana sen haksızsın dedi diyor. Olacak iş mi kimmiş lan o polis diyor. (Emin olun diyordur.)
Sinirden çatlasam da ben bu insanların her birimize, bugünümüze yarınımıza, çocuklarımıza nasıl zarar vereceklerini tekrar tekrar söylemekten vazgeçmeyeceğim. Aynı cümleleri kursam da, aynı kelimeleri peşpeşe sıralasam da, yazıp söyleyeceğim. Yahu ne demektir “Eğer kadına yönelik şiddet olaylarının yaşanmasını istemiyorsak toplum olarak yaşanan ahlaksızlığa el atıp, yaşanan uygunsuz durumlar karşısında sessiz kalmamamız gerekir.”?? Ne diyor bu adam?
İnsanlar sizin dünya görüşünüze göre mi hal ve hareketlerine çekidüzen verecekler? Sizlerin ahlak anlaşına göre mi ömürlerini geçirecekler? Sizlerin genel ahlak yorunmlarınıza göre mi sevecekler, aşık olacaklar, sevdiklerine sarılacaklar? Ve sizlerin normal bellediğiniz marazlarla mı hayatlarını yaşayacaklar? Ve hatta kadınlar, sizlerin bu marazlardan beslenen, güç alan tehditlerinizle mi kendilerini zincirlere vuracaklar, aman bana kimse tecavüz etmesin kimse bana saldırmasın kimse beni durduk yere öldürmesin diye korkudan her gün ölecekler?
Defalarca sordum, yine soracağım ey haddini kendini bilmezler! Sizler kendinizi ne sanıyorsunuz? Nasıl bir hadbilmezlikle, nasıl bir kibirle, nasıl bir gazla, başka insanların hayatlarına burnunuzu sokma hakkını kendinizde görüyorsunuz? Ve işin komik yanı, bir de yaptığınız yanlış diye cevap aldığınızda şaşırıyorsunuz, öfkeleniyorsunuz. Adam bir de gerçekten şaşırmış tramvayda kimsenin sesinin çıkmamasına. Yok ne olacaktı? Ne bekliyordunuz, daha doğrusu, ne istiyordunuz? Tramvay ahalisi o iki genci linç mi edeceklerdi?
Bu memlekette kadına şiddet her gün artıyorsa, tecavüzcüler “tecavüzcüyü seveyim ve koruyalım derneği” kuracak kıvama geldilerse, suçu kendinizde arayın. Bi zahmet önce kendinize bakın, ağzınızdan çıkanı kulağınız duysun. Bakın yüreğiniz vicdanınız demiyorum, hani ilk adım olarak kulağınız bi duysun. Sonra bir ihtimal belki aklınız mevzuya uyanıp, vicdanınız bi sinyal yollar naapıyorsun lan iyi misin sen diye. Bi umut işte.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir